• odtululerdershanesi@gmail.com
    Ankara Dershaneler

    Kızılay - Eryaman - Batıkent
    0312 418 88 58
    0533 647 48 25

     

    Liselere geçiş sınavına hazırlanan öğrenci için motivasyon çalışmaları yaparken bu öğrenci grubunun gelişimsel ve yaş dönemi özelliklerini dikkate alarak davranmak, anlayış göstermek, büyümenin getirdiği bazı zorluklarla baş edebilmeleri için onlara destek olmak, ve yanlarında olduğunuzu bilmelerini sağlamak; onların kaygılarını azaltacak ve daha güvenli, huzurlu ve başarılı bir hazırlık dönemi geçirmelerini sağlayacaktır.

    “Hiçbir öğretmen ve akademisyen birine bir konuyu öğretemez yalnızca öğrenmesine vesile olur. Öğrenme kişinin içsel sürecidir.” sözünden yola çıkarak öncelikle öğrencide öğrenme isteği yaratmak için çalışmalar yapılmalıdır. Öğrenme isteği olmayan, bilgiyi reddeden öğrenciden başarı beklenemez. Öğrencide bu isteği yaratmak için motivasyonlarını yükseltmek, bu konuda farkındalık yaratmak gerekir. Öncelikle öğrencideki olumsuz düşünceleri fark edip onlara karşı alternatif açıklamalar yapılmalıdır. Olumsuz düşünceler öğrenciyi gereceği ve derse karşı ilgisini kaybetmesine neden olacağı için öğrenciyi başarısızlık ve mutsuzluğa sürükler. “Türkçe dersini anlamıyorum.“ cümlesini kuran bir öğrencinin cümlesini “Türkçede anladığım ve anlamadığım konular var, yeterince çalışırsam başarabilirim, bunun için neler yapabilirim?” ya da “Bu derste başarılı olmak için elimden ne gelir?” şeklinde değişmesi ve olumsuz düşüncelerden kurtulmasına yönelik öğrenciye destek verilmelidir.

    “Bu sınav senin geleceğin böyle gidersen iyi bir liseye gidemeyeceksin” gibi söylemlerden kaçınılmalıdır. Sınavın ciddiyetini öğrenciye bu tarz cümlelerle dikte etmek öğrenciyi sadece gerecektir. Gelecekteki başarısının yalnızca bu sınava bağlı olduğunu, ve başarısız olursa başka şansının kalmayacağını düşünen bir öğrencinin motivasyonu düşer, kaygısı çoğalır, olumsuz duygulara kapılır. Bu da daha önce bahsettiğimiz gibi istenmeyen sonuçlara yol açar. Dolayısıyla bu tür cümleler kurmaktan uzaklaşılmalıdır.

    Ayrıca öğrencinin çabaları alkışlanmalıdır. Sadece yanlışlarını söylemek öğrencinin kendine olan güvenini azaltır, yaptığı doğru şeylerden de şüphe duymaya başlar. Takdir edilmek, olumlu geri dönüşler almak, çalışmalarının ya da yaptıkları doğru işlerin fark edildiğini bilmek öğrencinin ilgisini artırır. Aldıkları bu tür olumlu geri bildirimler kendilerini daha iyi hissetmelerini ve güçlenmelerini sağlayacaktır. Bu süreçte öğrencinin sergilediği doğru davranışlar onlarla paylaşılmalıdır.

    Sınava hazırlanan gençlerden, bu önemli sınava giden süreçte, zamanlarının tümünü ders çalışarak, soru çözerek, tekrar yaparak geçirmelerini beklemek haksızlık olur. Tüm vakitlerini bu şekilde geçirmek yerine rahatlamalarına izin vermek gerekir. Çünkü bütün bu yoğunlukla kendilerine vakit ayıramayan öğrencilerin yorulması ve güçlerini, ilgilerini kaybetmeleri kaçınılmazdır. Tüm bu ilgi ve güç kaybı öğrencinin performansında düşüşe neden olacağı için, zaman yönetiminin öğrenci için iyi planlanması gerekir. Kendilerini yorgun hissettikleri ve dikkatlerini kaybetmeye başladıkları durumlarda dinlenmek, arkadaşları ile vakit geçirmek, farklı aktiviteler yapmak onlara iyi gelecektir. Bu noktada öğrenciye vaktini nasıl geçireceğiyle ilgili tavsiyelerde bulunulmalıdır.

    Bu süreçte öğrencinin motivasyonunu yükseltmek için yapılan çalışmalar arasında ebeveynleri de bilgilendirmek çok önemlidir. Ev ortamındaki yanlış davranışlar, kurulan olumsuz cümleler, olumsuz eleştiriler öğrencinin çalışma isteğini köreltir ve motivasyonunu aşağı çeker. Bu durum bir noktadan sonra çocuk ile olan anne-baba ilişkilerine de zarar verebilir. Bu konu eğitimcilerin yaptığı çalışmaların boşa gitmemesi ve desteklenmesi açısından da önem taşır.

    Sonuç olarak, bu yapılan çalışmaların sadece öğrencinin gireceği sınavda başarılı olmasını hedeflemek için olmaması gerekir. Özgüveni yerinde bir birey yetiştirmek, öğrencinin gelecekteki başarısı ve mutluluğu için çok önemlidir. Öğrencinin potansiyelini fark etmek, fark etmesini sağlamak, olumsuz söylemler yerine olumlu bir dille doğru davranışlarını dile getirmek, yapabileceğine inandırmak ve her şeyden önemlisi kendisinin önemli olduğunu ve birey olduğunu düşündürtmek öğrencinin özgüvenini arttıracaktır.

    Unutmayalım ki, özgüveni yerinde bir öğrenci neyi, nasıl yapabileceğini bilir ve başarı seviyesini yüksek tutar. Hayatı boyunca gireceği sınavlarda da, sosyal hayatında da mutlu ve başarılı olur.